‘Gençlere Siyasal Alanı Ak Parti Açtı’

Milliyet’e konuşan Ak Parti Grup Başkanvekili Turan, ‘Ak Parti’ye kadar gençler, tribün malzemesi olarak kullanıldılar. Milletvekilliği seçilme yaşını 18’e indirerek siyasal alanı gençlere açtık’ dedi

TBMM’de çalışma kurallarını belirleyen “Meclis’in anayasası” olarak da ifade edilen iç tüzüğünün değiştirilmesi yeniden gündemde. 24 Haziran sonrasında TBMM tablosu değişmez, Ak Parti iktidar partisi olmayı sürdürürse, iç tüzük değişikliği için başta CHP olmak üzere muhalefet partilerine çağrı yapılacak.

Ak Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine vurgu yaparak, “Parlamento yasa yapımında esas aktör olacak. Eski sisteme göre yapılmış iç tüzüğü revize etmemiz bir zorunluluk” dedi. CHP’yi sert sözlerle eleştiren Turan, “Mustafa Kemal’in CHP’si mevcut yönetim tarafından tasfiye edildi. Bugün Mustafa Kemal Atatürk hayatta olup CHP kurultayında genel başkan adayı olsaydı seçilemezdi. Ama aynı kurultayda Selahattin Demirtaş aday olsaydı ihtimaldir ki seçilirdi” diye konuştu.

‘Tribün malzemesiydi’

Milliyet’e konuşan Turan, 24 Haziran seçiminde oy kullanacak toplam seçmenin yüzde 17’sini gençlerin oluşturduğunu belirterek, “Ak Parti’ye kadar gençler, siyasette sadece tribün malzemesi olarak kullanıldılar. Milletvekilliği seçilme yaşını 18’e indirerek siyasal alanı gençlere açtık. Bugün Ak Parti listelerinin yüzde 10’u (57 kişi) 18-25 yaş arası gençlerden oluşuyor. Milletvekili adaylarımızın yaş ortalaması ise 44. Kaldı ki 1,5 milyon seçmen bu seçimde ilk defa oy kullanacak. Yine 18-25 yaş arası seçmen 10 milyon civarında. Toplam seçmenin 57 milyon olduğunu düşünürsek 18-25 yaş arası seçmen toplam seçmenin yüzde 17’si oluyor.

Gençlerin dilini, gençlerin ruhunu, gençlerin enerjisini yakalayamayan hiçbir siyasal hareket uzun soluklu olamaz. Cumhurbaşkanımızın sahur davetinde bulunan gençlere misafir olduğunda gördüğü ilgi de gençlerin tercihinin hangi yönde olacağını ortaya koyuyor” ifadesini kullandı. Turan, özetle şunları kaydetti:

‘Akıntıya kürek çekmek’

EN ÖNEMLİ KONU: Milletimiz 16 Nisan referandumu ile tercihini Cumhurbaşkanlığı hükümet Sistemi’nden yana yaptı. Böyle bir tercih yapılmamışçasına, hâlâ eski sistemle yönetilecekmişiz gibi davranmak hem seçmene saygısızlık hem de demokrasiye saygısızlıktır. Parlamenterler olarak bize düşen görev, kurumları ve kanunları yeni sisteme uyarlamak olmalıdır. Bu bakımdan yeni dönemde parlamentonun ele alması gereken en önemli konu, başta iç tüzük değişikliği olmalıdır.

ZORUNLULUK: Yeni sistemle beraber kanun yapma yöntemi değişti. Eski sistem yumuşak kuvvetler ayrılığına dayandığından dolayı hükümette yasa yapımında esas aktörlerden biriydi. Meclis’te hükümetin kanun tasarıları da görüşülebiliyordu. Ancak yeni sistemde sadece kanun teklifleri Meclis’te görüşülebilecek. Parlamento yasa yapımında esas aktör olacak. Yeni dönemde Başbakan yok, bakanlar Meclis dışından olacak. Dolayısıyla eski sisteme göre yapılmış iç tüzüğü revize etmemiz bir zorunluluktur. Umuyorum ki, seçimlerden hemen sonra Meclis, ilk iş olarak iç tüzük değişikliğini gündeme alır. Sonrasında da milletimizin beklediği kanunları hayata geçirerek önümüze bakarız.

BAŞTA CHP: Başta ana muhalefet partisi CHP olmak üzere muhalefet partilerinin de bu konuda aktif tutum alması gerekiyor. Eğer muhalefet, Meclis’in güçsüz olduğuna gerçekten inanıyorsa, buyursunlar İçtüzük değişikliğiyle parlamentoyu daha aktif ve güçlü kılalım. Bizler, tüm siyasi partilerin bu konuda yapıcı bir tutum takınması gerektiğine inanıyoruz. Ancak mevzuyu getirip çelişkilerle dolu eski sisteme geri dönüş tartışmasına getirmek akıntıya karşı kürek çekmekten başka bir şey değildir.

YAPICI MUHALEFET YOK: Muhalefet hâlâ geçmişin hayaletleriyle savaşıyor. Yeni siyaseti, yeni dili anlamadan oldukça uzak bir yerde duruyor. Değişen, dönüşen Türkiye’nin, dünyanın farkında değiller. Bundan dolayı da patinaj yapıp duruyorlar.

‘HDP’nin vagonu oldu’

İÇİ BOŞALTILMIŞ CHP: Artık bildiğimiz Mustafa Kemal’in CHP’si diye bir CHP yok. Mustafa Kemal’in CHP’si gitti, Kılıçdaroğlu’nun CHP’si geldi. Mustafa Kemal’in CHP’si mevcut yönetim tarafından tasfiye edildi. Şunu net şekilde iddia edebilirim, Bugün Mustafa Kemal Atatürk hayatta olup CHP Kurultayında Genel Başkan adayı olsaydı seçilemezdi. Ama aynı kurultayda Selahattin Demirtaş aday olsaydı ihtimaldir ki seçilirdi. Böylesine içi boşaltılmış, tarihinden, köklerinden koparılmış bir CHP ile karşı karşıyayız. CHP metamorfoza uğramış, HDP’nin vagonu haline gelmiştir.

CHP, HDP’nin imdat butonu oldu

7 Haziran seçimlerinden bu yana her platformda CHP, HDP ile ortak hareket ediyor. O dönem, HDP’ye oy verilmesini teşvik eden CHP’li milletvekilleriydi. Bazı şehirlerde PKK’lı teröristlerin başlattığı çukur terörüne sahip çıkan CHP’ydi. Dokunulmazlıklarla ilgili anayasa değişikliğinde evet diyen ama sonrasında Meclis’te bu tutuma aykırı hareket eden yine ana muhalefet partisiydi. CHP, adeta Meclis’te HDP’nin imdat butonuna dönüştü.

‘Türkiye’ye verecekleri bir şey yok’

Ak Parti, Türkiye’de siyasetin kalitesini artırdı. Tayyip Erdoğan dışındaki Cumhurbaşkanı adayları ile Cumhur İttifakı karşısında hizalananlara bakın hangisi elle tutulur bir projeden bahsediyor? Hangisi Türkiye’ye bir kalkınma planı sunuyor? Hangisi yeni bir siyasi dil geliştiriyor? Varsa yoksa yıkımdan, projeleri durdurmaktan konuşuyorlar. Eski Türkiye’ye dönüşten bahsediyorlar. Böylesi bir muhalefetin Türkiye’ye verebileceği bir şey yoktur. Var mı FETÖ’ye dair sözleri? Var mı teröre dair söylemleri?

18
Haz
2018

Yorum yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.
*