Ergence Tavırlar ABD’ye Yakışmıyor

ABD ile yaşanan krizi değerlendiren Turan, “ABD’nin yaygarası kendileri adına hazin bir durumdur. ABD bu dayatmacı üslubundan vazgeçmezse bir gün yanında tek müttefik olarak dolar ve havadaki üç beş uçağını bulacak” dedi.

Çanakkale

Ak Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan ile Türkiye’ye yönelik ekonomik saldırılar sürerken Kurtuluş Savaşı’nın işaret fişeğinin yakıldığı Çanakkale’de bir araya geldik. ABD’nin tutumunu eleştiren Turan, “Tweetle güya ayar vermek Trump’a yakışır mı bilmem ama, bu ergence tavırlar ABD’ye yakışmamaktadır. Türkiye çok büyük badireler atlattı, bunu da atlatacaktır. Taşlar yerine en kısa zamanda oturacak kuşkusuz. Kaptana güveniyoruz. Nasıl 2008’de ‘kriz teğet geçer dediğinde’ bu ifadeyi hafife alanlar mahcup olduysa, bugün de ABD’nin bu yanlış tutumu karşısında heyecanlananlar sonunda mahcup olacaklardır. ABD bu dayatmacı üslubundan vazgeçmezse bir gün hakikaten yanında tek müttefik olarak dolar ve havada uçan üç beş uçağını bulacak” dedi.

 

Turan seçim bölgesi Çanakkale’de ABD ile yaşanan krize ve güncel siyasette ilişkin Milliyet’in sorularını şöyle yanıtladı:

– Ekonomiye yönelik dış saldırıları ve döviz artışını nasıl değerlendiriyorsunuz? Özellikle ABD’nin tutumuna bakışınız nasıl?

Ekonomilerde belirleyici tek değişken kur değildir. Son dönemde tırmanan kura bakarak Türkiye ekonomisi hakkında felaket senaryoları üretmek iyi niyetle bağdaşmaz. Nitekim dolardaki seyrin tetikleyicilerini de milletimiz gayet iyi görüyor. Kur eskiden uluslararası piyasalarda belirlenirken şimdi adeta Twitter’dan belirlenir oldu ve şimdilerde manipülasyon aracı olarak kullanılıyor. Tweet’le güya ayar vermek Trump’a yakışır mı bilmem ama, bu ergence tavırlar ABD’ye yakışmamaktadır. Türkiye çok büyük badireler atlattı, bunu da atlatacaktır. Taşlar en kısa zamanda yerine oturacaktır. Kaptana güveniyoruz. Nasıl 2008’de ‘kriz teğet geçer’ dediğinde bu ifadeyi hafife alanlar mahcup olduysa, bugün de ABD’nin bu yanlış tutumu karşısında heyecanlananlar sonunda mahcup olacaklardır. Unutmamak lazım ki: bu millet izan ve irfan sahibidir ve bu oyunu da bozacaktır. Büyüyen Türkiye olacaktır

– ABD’nin rahip Brunson ile ilgili tavrını ve bazı yaptırımlara gitmesini nasıl karşılıyorsunuz?  

Uluslararası hukuk ve anlaşmalara bakılırsa ABD ve Türkiye’nin iki eşit ülke konumunda bulunduğu görülüyor. Ayrıca ABD ve Türkiye’nin dost ve müttefik iki ülke olduğu da tarihsel süreç içerisinde çokça vurgulanmıştır. Durum böyleyken Türkiye’de henüz yargılaması devam eden bir vatandaşı hakkında ABD’nin yaygara koparması ve türlü yaptırım kararları alması kendileri adına hazin bir durumdur. ABD hukukun üstünlüğüne mi inanmaktadır yoksa kendi üstünlüğüne mi? Bu bağlamda iki bakanımız hakkında alınan yaptırım kararı bizim için yok hükmündedir. ABD’de Trump yönetimiyle beraber dayatmacı üslup ivme kazandı. Çin ve AB ile olan ticaret savaşları ya da şimdilerde tekrar İran’la olan sorunlar. ABD bu dayatmacı üslubundan vazgeçmezse bir gün hakikaten yanında tek müttefik olarak dolar ve havada uçan üç beş uçağını bulacak.

İşine geldiği gibi yorum

– ABD’nin Fethullah Gülen’i iade etmemesi, FETÖ mensuplarına tavrı ve terörle mücadeleye yaklaşımı inandırıcı mı? 

ABD’nin elebaşı Gülen ve diğer örgüt mensupları için kılını kıpırdatmaması maalesef iki hususa işaret etmektedir: Ya ABD, Türkiye’de yaşanan bu hain darbe teşebbüsünün işbirlikçisi ya da azmettiricisi konumundadır. Ya da ABD terör sözcüğünün tanımını kendi tekeline almıştır ve işine geldiği gibi yorumlamaktadır.

‘İYİ Parti açma tuşuna basar basmaz hata verdi’

– İYİ Parti’deki gelişmeleri nasıl karşılıyorsunuz?

Gençliğimde her keseye göre bilgisayar sahibi olmanın klişe bir ifadesi vardı: ‘toplama’. İYİ Parti’yi de bu ucuza toplama bilgisayarlara benzetiyorum fakat bir farkla; bilgisayar toplama olunca iyi kötü çalışıyordu da, parti toplama olunca daha açma tuşuna basar basmaz hata verdi. Klasörü bile tıklayamadan ‘admin’ hata verdi. Yani daha Bismillah demeden sayın genel başkanın istifa etmesi, sonra kendilerini kapılara zincirleme tiyatroları, şimdi partinin 3 akıl hocasının istifası… Genel başkan bıraktı, sonra geri geldi. Tam bir tiyatro. Anlaşılan iyi toplanmamış bu parti.

– HDP’nin TBMM’deki tavrını nasıl değerlendiriyorsunuz?

HDP’de bir şeyler değişebilmesi için evvela değişmesi gereken bir şey var: partinin PKK ile her türlü bağını koparması ve bu yapılanmayı terör örgütü olarak tanımlayabilmesi. Meclisin açılmasıyla birlikte daha ilk oturumlarda bu dönemde de üslup problemleri yaşayacaklarının işaretlerini maalesef verdiler.

‘Tabanımız MHP ile ittifaktan memnun’

– MHP ile ittifakınıza tabanın yaklaşımı nasıl, yerel seçimde de ittifak sürecek mi?

MHP ile kurduğumuz Cumhur İttifakının arkasında gözden kaçırılmaması gereken bir Yenikapı ruhu bulunmaktadır. Tarihsel sürece de bakıldığında gerek il, ilçe bazı yönetim kadrolarında olsun gerekse de meclis çatısı altında geçmişte de hep iki partiden birbirine kaymalar olmuştur. Bu aslında iki siyasi hareketin her ne kadar bazı konularda ayrı düşse de nihayetinde karındaş olduklarını gösterir. MHP ile olan bu ittifakımız tabanımızda da memnuniyet uyandırmıştır. Yerel seçimlere gelecek olursak: malumunuz yerel seçimlerde kişiler, yerel bazlı projeler ve sair çok önemlidir. Yani orada atmosfer genel seçimler havasında olmaz. Dolayısıyla ittifak vs. tartışmak için çok erken.

‘Yönetimde önemli değişiklik olacak’

– Ak Parti yönetiminde bir değişiklik olacak mı?

Ak Parti’nin şu ana kadarki tüm kongrelerine değişim damga vurdu. Ak Parti her kavşakta, her seçim döneminde değişimin gereğini yerine getirerek Türkiye’nin en büyük partisi konumunu sürdürdü. Başka partilerde sandalyeler havada uçuşurken, yumruklaşmalar yaşanırken bizim partimizde kongreler ortak akılla, büyük bir coşkuyla gerçekleşti. Bu kongremizde de yeni yönetim sistemi, seçim sonrası gelişmeler ve yerel seçimler dikkate alınarak bir değişim gerçekleşecek. Dosta düşmana örnek olacak bir kongre yapacağız. Tüm kongrelerimizde büyük oranda yenilenme olmuş. Şimdi de genel merkez yönetiminde Cumhurbaşkanımızın takdiri ile önemli oranda değişiklik olacağını, eski yıllara nazaran yarı yarıya bir değişiklik olacağını tahmin ediyorum.

 

‘2018 Troia yılında turizm atağa kalktı’

– Turizmin geliştirilmesi için neler yapıyorsunuz?

2018 Troia Yılı ile turizmde Çanakkale büyük bir atağa kalktı. Troia, Pers İmparatorlarından Büyük İskender’e, Konstantin’den Fatih Sultan Mehmet ve Atatürk’e kadar birçok liderin iz bıraktığı bir coğrafya. Dünya edebiyatının kaynağı niteliğindeki Homeros’un İlyada Destanı da Troia’da geçer. Bu sene yurtdışındaki fuarlarda Türkiye standartlarında baş köşeyi Troia aldı. Troia ören yerindeki ziyaretçi sayısının geçen yıla göre iki kat artmış olması bile başlı başına Troia’nın ne kadar önem arz eden bir yer olduğunu gösteriyor. Bozcaada ve Gökçeada’nın deniz turizminin merkezi olmasından sonra Kaz Dağları da doğa turizminin merkezi haline geldi

– İstihdama yönelik Çanakkale’de yeni projeniz var mı?

Ezine Gıda OSB ile Türkiye’ye örnek bir proje yapıyoruz; sanayici ile çiftçiyi buluşturup istihdam yaratıyoruz. Çiftçilerimiz ürünlerini Gıda OSB’de dondurup, paketleyip markalı bir şekilde piyasaya sürebilecekler. Aynı şekilde sanayicilerimiz de organize sanayi düzeyinde üretim yaparak yurtdışı pazarlarına açılacaklar. 8 bin kişinin istihdam edilmesinin hedeflendiği bu proje Türkiye’de bir ilk teşkil ediyor.

‘Kılıçdaroğlu’nun bırakması lazım’

– CHP’deki kongre tartışmaları ve gelişmelerini nasıl değerlendiriyorsunuz?

CHP’de muhalifler kongre için sayının sağlandığını söyledi. Mevcut yönetim ise 569 imza olduğunu öne sürdü. Yani anlaşılan Kılıçdaroğlu cephesi imzaları kırpa, kırpa bu sayıya indirmeyi anca başarabilmiş. 70 yaşında Ankara’dan kalkıp da adalet diye İstanbul’a kadar yol tepen koca yürekli bir adama üçe, beşe bakmak yakışır mı? Sözümona demokrasi adına 15 vekilini adeta sahibinden kiralık ilanıyla başka partiye göndermiş olan bu yüce gönüllü kişi için üç eksikmiş beş fazla ne fark eder ki?  CHP’de kurultay artık sadece bir yarış olmaktan çıkmış, bir nevi meşruiyet tartışması haline gelmiş. CHP’nin geldiği nokta CHP’lilerin de asla kabul etmeyeceği bir yerdir. Bu saatten sonra Kılıçdaroğlu genel başkan olsa ne olur olmasa ne olur. Kendi parti delegesinin yüzde 50’ye yakını ‘hayır’, ‘git’ demiş. Bu siyasal meşruiyetin kaybolduğu anlamına gelir. Bu işi bırakman lazım.

– CHP’de genel başkan değişir mi?

Türkiye’ye Cumhurbaşkanı olarak önerdikleri adamı partinin başına geçirmemek için her yolu deniyorlar. İnsan sormadan edemiyor, madem Muharrem İnce iyi bir Genel Başkan olmayacak, nasıl iyi bir Cumhurbaşkanı olacaktı? Kendi partinize Genel Başkan olarak düşünmediğiniz bir ismi Türkiye’ye ne şekilde önerebiliyorsunuz? Bu tavır, milletin aklıyla adeta alay etmektir. Kılıçdaroğlu bir projenin ürünü olarak Genel Başkan oldu. Görevini tamamlamadan Genel Başkanlık koltuğundan ayrılmaz. Kılıçdaroğlu’nu Genel Başkan yapan parti dışı irade istemedikçe Genel Başkan değişikliği olmaz. CHP’lilere önerim kendi parti tarihlerini okumaları. Okuduklarında bugün HDP’nin kötü bir karikatürü haline geldiklerini görüp de belki biraz utanırlar.

‘Tutuklu vekillerde karar mercii yargı’

– Tutuklu milletvekilleriyle ilgili herhangi bir adım atılacak mı? 

Tutuklu vekiller konusunda karar mercii biz değiliz, yargıdır. Tutuklu vekiller konusu açıldığında bu vekilleri Ak Parti cezaevine atmış gibi konuşmak olayı çarpıtmaktır. Bu isimler, yargı kararı doğrultusunda cezaevindeler. Kaldı ki sadece geçtiğimiz 26. Dönemde değil, daha öncesinde de dokunulmazlıkların kaldırılmasını ısrarla talep eden CHP’ydi. Hâl böyleyken bugünkü durumdan şikâyetçi olmak gibi bir hakkı yok. ‘Yargı bağımsız değil; yargı bağımsız olmalıdır’ diyenlerin siyaset kurumunun yargıyı etkilemesini istemesi ise ibretlik bir durumdur. Bizler bırakalım da yargı işini yapsın.

‘Yeni dönemde TBMM İçtüzüğü değişecek’

– TBMM yeni dönemde hangi düzenlemeleri yapacak?

Meclis’teki önümüzdeki dönemin önemli değişikliklerinden biri İçtüzük düzenlemesi olacak. 2017 referandumunda kabul edilen yönetim sistemi ile beraber İçtüzüğün de yeni sisteme uyarlanması gerekiyor. Bu konu sadece Ak Parti’nin ya da MHP’nin gündemi olmamalıdır. 24 Haziran’da yeni sistemi savunan ismi Cumhurbaşkanı ve yeni sistemi savunan siyasi partileri de Meclis’te çoğunluk hâline getirdi. Dolayısıyla hâlâ eski sistem devam edecekmiş gibi hareket etmek milletin kararına, millet iradesine saygısızlıktır. Eğer muhalefet de Meclis’in güçlenmesini arzu ediyorsa yeni dönemde İçtüzük çalışmalarına destek vermelidir.

 

13
Ağu
2018

Yorum yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.
*